İç Güvenlik Nereye Gidiyor?

DİTİB basın açıklamasında, "Bu saldırılar Köln Merkez Camii'ne yapılan çirkin saldırı ile zirveye ulaşmıştır. Bu saldırı da siyasi aşırı alandan beslenmektedir."

DİTİB
DİTİB

KÖLN (Öztürk)

DİTİB (Diyanet İşleri Türk İslam Birliği) basın bürosu tarafından bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada; Afrin harekatı sonrası camilere yapılan saldırılara dikkat çekilerek, emniyet güçlerinin görevlerini yapması istendi. Köln Merkez Cami’sine yapılan saldırının zirve oluşturduğunu ifade eden açıklamada, “Bu zamana kadar 13 cami saldırının hedefi olmuştur” denildi.

Basın açıklaması şöyle:Köln DİTİB Merkez Cami

“Almanya’da son üç hafta içinde 13 camiye saldırı yapılmıştır. Failler saldırılarını kamuoyu huzurunda sosyal medyada açıkça göstermektedirler, ancak ne soruşturma ne de tutuklanma yapılmaktadır. İşlenen suçlardan dolayı herhangi bir müeyyide de uygulanmamaktadır. Siyaset veya medya ise ya susmaktadır veya yerel seviyede tepki vermektedir. Bu saldırıların mağdurları ise yalnız bırakılmakta ve başka saldırılara maruz kalmaktadırlar ve kamuoyu nezdinde onlarla alay edilmektedir. Toplumsal ve siyasi atmosfer rayından çıkmakta ve sorumlular sadece izlemekte, siyasilerin veya önemli aktörlerin konuyla ilgili sesleri duyulmamaktadır. Bu vurdumduymazlık endişe vericidir. Başka mabedler bu tür saldırılarla karşılaşsa tepkiler aynı mı olurdu acaba?

DİTİB, Ocak ayının sonunda Suriye’nin Afrin bölgesindeki güncel çatışmalar gerekçe gösterilerek camilerin sosyal medyada açıkça hedef gösterilmesi konusundaki tehlikeli gelişmeye dikkat çekmiştir. (LINK: http://ditib.de/detail1.php?id=631&lang=de) O tarihten itibaren camilere yapılan saldırı sayısı 13’e çıkmıştır. Bu arada camilerin haricinde özel şahısların evlerine de bahis konusu siyasi aşırı hareketin saldırıları gerçekleştirilmiştir. DİTİB bu saldırıları kesin bir dille lanetlemektedir.

Bu saldırılar Köln Merkez Camii’ne yapılan çirkin saldırı ile zirveye ulaşmıştır. Bu saldırı da siyasi aşırı alandan beslenmektedir. Emniyet organları bu saldırının suç olup olmadığını ve yeni bir tehdit olup olmadığını tartışabilir. Ancak topluca değerlendirilirse, bütün bunların bir ülkenin iç güvenliğine yapılan saldırı olduğu aşikardır. Ayrıca bunlar başka daha kötü saldırıların öncüleri olabileceği ve bu terörist grupların ve onların buradaki sempatizanlarının kriminal potansiyelleri göz ardı edilmektedir. Artık hiçbir saldırının gerçekleşmediği bir gün geçmemektedir. Topluca değerlendirilmesi halinde bu gelişmeler, toplumun bütünü açısından çok endişe vericidir.”

TEILEN
Vorheriger ArtikelSayı 324 (Şubat 2018)