Esas Gündeme Dönüş

Esas Gündeme Dönüş

Şefik Kantar yazdı:
Şefik Kantar yazdı:

Almanya’da merakla beklenen seçimler 23 Şubat’ta yapıldı ve sonuçlar alındı. Sandıktan önceden tahmin edildiği şekilde birikmiş devasa problemleri çözmesi beklenen bir sonuç çıkmadı. Hıristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) en çok oyu almakla birlikte kolay hükümet olamayacakları; Sosyal Demokratların (SPD) büyük bir çöküş yaşadığı; AfD’nin ise gücünü neredeyse ikiye katladığı; Liberallerin silindiği; Yeşillerin tahmin edilenden daha az hasar aldığı bir sonuçla karşı karşıya kalındı. Seçimin galibi görünen Friedrich Merz’in Sosyal Demokratlarla birlikte kurmak istediği hükümetin ne şekilde gerçekleşebileceğini önümüzdeki süreçte takip edeceğiz.

AfD GÜNDEME HAKİM PARTİ

Ne yandan bakarsak bakalım seçimlerin asıl galibinin AfD (Almanya için Alternatif) olduğu açıktır. AfD’nin seçimlerden önceki bazı kamuoyu yoklamalarında oy oranının yüzde yirmi beşlere kadar çıktığı vaki idiyse de sandıkta yüzde yirmide kalmasına bakarak korkulduğu gibi daha kötü bir sonuçla karşılaşılmadığı yolunda spekülasyonlar yapmak her zaman mümkün. Buna hiçbir partinin onlarla koalisyon pazarlığına girmeyeceği açıklamalarını da ekleyebiliriz. Ancak bütün bunlar züğürt tesellisi kabilinden değerlendirmeler olmanın ötesine geçmez; AfD, ülkede gündeme hâkim, gündemi belirleyen ve sürükleyen parti olmaya devam edecektir.

AfD’nin bu gücünün sırf kendisinden mi kaynaklandığı yoksa son zamanlarda iyice ortaya çıkan dış çevrelerin destek ve yönlendirmelerin bir sonucu mu olduğu ise önümüzdeki günlerde daha belirgin hale gelecektir. Hatırlanacağı üzere başta Donald Trump ve Elan Musk olmak üzere ABD yöneticileri, seçimlerde açık bir şekilde AfD’den yana bir tavır sergilemişler ve seçimlerden sonra da bu tavırlarının arkasında olduklarını tekrar ortaya koymuşlardı. Bu sebeple bazı politika yorumcuları (Merz’in de Amerikancı olduğundan hareketle) ‘Almanya seçimlerinin kazananı ABD ve Trump’tır’ şeklinde değerlendirmeler yapmışlardı.

GÜNDEMİ ULUSLARARASI KONJOKTÜ BELİRLEDİ

Daha önceki değerlendirmelerimizde belirttiğimiz gibi 23 Şubat seçimlerinin gündemi gerçek gündemden ziyade uluslararası konjonktürün belirlediği bir gündemdi. Bunun başını da yaşanan savaşlar ve mülteci meselesi çekmekteydi. Ancak şimdi ülke ve kurulacak hükümet esas gündeme dönmek ve ona göre yol almak zorundadır. Bu noktada AfD’nin kazandığı güç mutlaka hesaba katılmakla birlikte, bu aşırı sağcı ve popülist partinin ana aktör olmasına müsaade edilmemelidir. Almanya’da son yıllarda çokça görüldüğü gibi bilhassa mülteciler ve ülkedeki yabancılar konusunda AfD’yi etkisizleştirmek adına onun dillendirdiği politikaları uygulamanın hiçbir yararı olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır. Hükümetler AfD tehlikesini bahane ederek yabancılar, bilhassa Türklere ve Müslümanlara karşı sürekli elde tuttukları tehdit sopası sallama siyasetinden vaz geçmelidirler.

ALMANYA’NIN İMAJI İÇİN

AfD yörüngesinde politikalarda ısrar, hiçbir pratik yarar sağlamaması dışında ülkenin küresel imaj ve çıkarları açısından da yanlış bir yoldur. Ekonomiden sanayiye, gençlerden yaşlılara, engellilerden emeklilere ülkenin çözüm bekleyen bir yığın meselesi varken gündemi AfD’nin keyfine göre dizayn etmek vakit ve enerji kaybı olacaktır. Bundan da sadece ülkedeki Türkler, Müslümanlar, diğer yabancılar değil herkes zarar görecektir.